
Basın Duyurusu
Uygur Araştırmalar Merkezi İcra Direktörü Abdulhakim İdris, 24–26 Kasım 2025 tarihlerinde Cenevre’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İş Dünyası ve İnsan Hakları Forumu’nda (United Nations Forum on Business and Human Rights) söz alarak, Doğu Türkistan’daki modern kölelik ve toplu insan hakları ihlallerinin panelistler tarafından tamamen görmezden gelinmesini sert bir dille eleştirdi. İdris, 25 Kasım Salı günü düzenlenen “Asya-Pasifik’te İnsan Hakları ve Platform Çalışmaları: Dijital Değişimden Yararlanmak (Human Rights and Platform Work in the Asia-Pacific: Harnessing the Digital Shift)” başlıklı panelde söz alarak dünya kamuoyuna önemli bir soru yöneltti. İdris, “Acaba Çin Birleşmiş Milletleri mi yoksa tüm Dünya’nın Birleşmiş Milletleri mi?” sorusuna sordu. Bu soruya cevap vermek zorunda kalan Çin tarafı ise her zaman ki gibi hakikatleri yok saydı.
Abdulhakim İdris, panelistlerin Uygur Bölgesindeki ağır insan hakları ihlallerine değinmemesi üzerine dikkat çekici bir soru yöneltti. İdris, “Ben Uygurum, Uygur bölgesinden geliyorum. Uygur bölgesinde şimdi modern kölelik var. 3,3 milyondan fazla insan zorla çalıştırılarak modern köle yapıldı. Uygurlara ait toprakların yüzde 40’ına Çin Komünist Hükümeti tarafından el konuldu. Burada söz alan panelistlerin buna hiç değinmemesi sürpriz oldu. Neden? Acaba Çin Birleşmiş Milletleri mi yoksa tüm Dünya’nın Birleşmiş Milletleri mi?”
Bu çarpıcı soruya karşılık Pekin hükümeti temsilcileri İdris’in sorusundaki gerçekleri görmezden gelerek, Çin’in toprak bütünlüğü konusundaki iddialarını dile getirdi. Çinli temsilciler İdris’in dile getirdiği Uygurların zorla çalıştırılması ve Uygur topraklarına el konulmasına dair gerçeklere cevap veremedi. Sadece Çin’in itibarını kötüleyecek her gelişimi red edeceklerini tekrarladı.
Uygur bölgesinde yürütülen zorla çalıştırma politikaları, uluslararası araştırmacıların, insan hakları kuruluşlarının ve gazetecilerin kapsamlı raporlarında açıkça ortaya konmaktadır. Bu raporlar, Çin’in kitlesel gözaltı sistemi ile entegre çalışan zorunlu işgücü programlarında milyonlarca Uygur’un tehdit, gözetim, siyasi baskı ve ailelerinden koparılma gibi ağır koşullar altında çalıştırıldığını göstermektedir. ABD’de yürürlüğe giren Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası dahil olmak üzere pek çok uluslararası girişim, bu sistemin devlet tarafından organize edilen geniş çaplı bir insan hakları ihlali olduğunu teyit etmektedir. Aynı şekilde yapılan bağımsız akademik analizler ve saha araştırmaları, Uygur çiftçilerin topraklarının büyük bölümünün Çin devletine veya Han yerleşimcilere devredildiğini, birçok köyün boşaltıldığını ve insanların zorunlu çalışma veya yeniden yerleşim programlarıyla kendi yaşam alanlarından koparıldığını göstermektedir.
Tüm bu belgelenmiş gerçeklere rağmen, Çin’in siyasi ve ekonomik baskısı nedeniyle Birleşmiş Milletler mekanizmalarının konuyu gündeme almada başarısız olduğu görülmektedir. BM İnsan Hakları Ofisi’nin 2022’de yayımladığı rapor Doğu Türkistan’da insanlığa karşı suçlar işlendiğini ortaya koymasına rağmen, bu raporun BM İnsan Hakları Konseyi’nde tartışılmasını sağlayacak oylama dahi Çin’in diplomatik baskıları nedeniyle engellenmiştir. Bu durum, Birleşmiş Milletler’in evrensel hak koruma misyonu ile çelişen ciddi bir çifte standardı ortaya koymakta ve uluslararası sistemin güvenilirliğini zedelemektedir.
Uygur Araştırmalar Merkezi olarak Abdulhakim İdris’in panelde dile getirdiği soruyu tüm dünya kamuoyuna hatırlatıyoruz: Birleşmiş Milletler gerçekten tüm insanlığın sesi mi, yoksa güçlü devletlerin etkisi altında işleyen bir kuruma mı dönüşüyor? Uygur halkına yönelik toplu gözaltılar, zorla çalıştırma, dini ve kültürel yasaklar, toprak gaspları, ailelerin parçalanması, çocukların ailelerinden koparılarak yatılı okul sisteminde asimilasyona tabi tutulması ve dijital gözetim yoluyla kimlik yok etme politikaları, soykırımın unsurlarını oluşturmaktadır. Bu gerçekler açıkça ortadayken BM panellerinin bu konuları es geçmesi kabul edilemez bir sessizliktir.
Uygur halkı yalnız değildir ve adalet talebi ertelenemez. Bugün Abdulhakim İdris’in BM panelinde dile getirdiği soru, yalnızca bir kişinin değil, milyonlarca insanın sorusudur: Birleşmiş Milletler kimin için vardır ve adalet kim içindir? Uygur halkı bu sorunun cevabını beklemeye devam ediyor.
İletişim:
contact@uyghurstudy.org
Telif Hakkı Uygur Araştırmaları Merkezi - Tüm Hakları Saklıdır