Basın Duyurusu
Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar, fedakarlık, bağlılık, merhamet ve birliği simgeleyen kutsal bir gün olan Kurban Bayramını kutlamaktadır. Bugünde aileler bayram tebrikleri ve kutlamalar için bir araya gelmektedir. Bu mukaddes gün vesilesi ile bütün Müslümanların Kurban Bayramını tebrik eden Uygur Araştırmalar Merkezi, Doğu Türkistan ‘daki (diğer adıyla Sincan Uygur Özerk Bölgesi) Uygur Müslümanların da unutulmaması gerektiğini hatırlatmaktadır. Kurban Bayramı nedeniyle basın açıklaması yapan Uygur Araştırmalar Merkezi, Uygurların ayrılık, baskı ve en temel insan hakları ile dini özgürlüklerinin inkar edilmesiyle karşı karşıya kaldıklarına dikkat çekmektedir.
Onlarca yıldır Müslüman Uygurlar, Çin Komünist Partisi yönetimi altında dini yaşama yönelik sistematik kısıtlamalarla karşı karşıya kalmaktadır. 2017’den beri Çin yetkilileri dini uygulamaları, toplantıları ve inanç ifadelerini ağır şekilde suç saymaktadır. Müslümanların manevi ve ruhani düşüncelerini güçlendirdiği aynı zamanda ailelerin bir araya gelmesi amacına hizmet etmesi gereken Bayram kutlamaları da dahil olmak üzere önemli dini etkinlikler, Doğu Türkistan’da korku ve gözetim ortamı altında yaşanmaya devam etmektedir.
Doğu Türkistan’a dair yaşanan son gelişmeler, Çin’in dini özgürlük konusundaki iddialarındaki çelişkini bir kez daha ortaya koymaktadır. Çin hükümetinin vazifesini yapması için resmi olarak izin verdiği, hükümetin yasal düzenlemeleri çerçevesinde uzun süre göre yapmış, hatta topluma yetkililer tarafından örnek olarak gösterilmiş İmam Abdushukur Rahmatulla‘nın gözaltına alındığına dair raporlar ortaya çıkmıştır. Bu durum Çin hükümetinin sözde görev yapmasına izin verdiği hatta desteklediği kişilerin bile Komünist Parti’nin baskısından muaf olmadığını göstermektedir. Bu tür olaylar, bu politikaların Çin Komünist Partisi’nin sözde “aşırılıkla mücadele” iddialarının çok ötesine geçtiğini ve Doğu Türkistan’da dine yönelik tam baskının gerçek amacını ortaya koyduğunu bir kez daha dünyaya göstermiştir.
Çinli yetkililerin İslam dünyasına yönelik propaganda çalışmaları Bayrama yaklaşırken daha da artmıştır. Çinli yetkililerin 17-21 Mayıs tarihleri arasında çoğunluğu Müslüman ülkelerden olmak üzere bazı dini kanaat önderlerini Doğu Türkistan’a götürdüğü belirtilmiştir. Önceden ayarlanmış yerlere ve belirlenmiş kişilerle görüşülmesine izin verilen bu ziyaretler Çin’in dini özgürlüklere sözde önem verdiğini gösterme adına yapılan sistematik propagandanın örneğidir. Bu propagandist ziyaretler Doğu Türkistan’daki Uygurların yıllardır inançları nedeniyle baskıya ve zulme maruz kaldığı gerçeğini ortadan kaldırmamıştır. Bu durum Çin söylemleri ile baskı politikasındaki çelişkiyi ortaya koymaktadır.
Diasporada yaşayan birçok Uygur Müslüman için de Bayram, aile ayrılığının acı bir hatırlatıcısı olmaya devam etmektedir. Mazlum Uygurlar, Çin yetkililerinin misilleme korkusu nedeniyle yıllardır sevdikleriyle iletişim kuramamaktadır. Birçoğu, evdeki ebeveynlerinin, kardeşlerinin, çocuklarının ve akrabalarının kaderini veya iyiliğini bilmeden hayatlarını devam ettirmek zorunda kalmıştır.
Uygur Araştırmalar Merkezi’nin İcra Direktörü Abdulhakim İdris ise Kurban Bayramı vesilesi ile şu değerlendirmeyi yapmıştır:
“Kurban Bayramı bize fedakarlık, merhamet ve ezilenlerle birlikte durma değerlerini öğretir. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar bu kutsal günü özgürlükle kutlarken, Uygur Müslümanları inanç ve aile hayatının en temel ifadelerinden bile mahrum kalmaktadır. Müslüman ülkelerden Doğu Türkistan’a götürülen dini figürlerin Çin’in propaganda çalışmalarına dahil edilmesi, hatta Uygur Müslümanlarının acılarını gizleyen anlatıları meşrulaştırmak için kullanmasını görmek yürek burkucudur. Hükümetleri, Müslüman çoğunluklu ülkeleri, İslam İşbirliği Örgütü’nü (İİT) ve sivil toplum kuruluşlarını ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeye ve Uygur Müslümanlarla dayanışma içinde durmaya çağırıyoruz.”
Uygur Araştırmalar Merkezi olarak İslam Alemi’nin Kurban Bayramını tebrik ederken, dualarında Müslüman Uygurları hatırlamalarını ve onlarla dayanışmanın önemini bir kez daha vurgulamaktayız.
Telif Hakkı Uygur Araştırmaları Merkezi - Tüm Hakları Saklıdır
