
Ramazan, dünya genelinde yaklaşık iki milyar Müslüman için dua, oruç ve manevi düşünce zamanıdır. Aileler iftar için bir araya gelir, camiler ibadet edenlerle dolur ve topluluklar inanç ve hayırseverliği kutlar. Ancak Doğu Türkistan halkı için Ramazan uzun süredir gözetim, kısıtlama ve korkuyla geçmektedir. Çin Komünist Partisi’nin dini özgürlükleri hedef alan baskıcı politikaları kapsamında, Uygur Müslümanlar bu kutsal ayı özgürce kutlayamamaktadır.
Tarihsel olarak, Çin Komünist Partisi (ÇKP) devlet çalışanlarının, öğretmenlerin ve öğrencilerin oruç tutmasını yasaklamış, restoranlar ise gündüz saatlerinde genellikle açık kalmak zorunda bırakılmıştır. Mübarek Ramazan ayı boyunca camiler yakından izlenmekte ve komünist parti görevlileri genellikle Ramazan ayını, Uygur Müslümanlarını dini aktivitelerden ve ibadetlerden uzak tutacak organizasyonlar düzenlemektedir.
2017’den bu yana bu kısıtlamalar dramatik şekilde daha da sertleşmiştir. ÇKP’nin Uygurlara zulüm politikasının parçası olarak dini yaşam üzerindeki kontrolü genişletilmiş ve her inanç ifadesini fiilen suç sayılmaya başlanmıştır. Bu baskı sisteminde, Ramazan ayında oruç tutmak, camiye gitmek, sakal uzatmak, dini kıyafet giymek veya dini kitaplara sahip olmak gibi sıradan inanç eylemleri “aşırılık” olarak yorumlanmaktadır. Sonuç olarak, yüz binlerce Uygur, dini kimliklerinin en temel yönlerini bile sergiledikleri için toplama kamplarına, gözaltı merkezlerine, hapishaneye gönderilmiş veya başka türlerde cezalara maruz kalmıştır. Ramazan ayındaki zulüm, Özgür Asya Radyosu’nun, (RFA) Mart/Ramazan 2025 haber raporuna göre, Uygurlardan “Ramazan ayında oruç tutmadıklarını” gösteren video kanıt göndermelerini talep etmiştir.

Ramazan 2026: Devam eden Kısıtlamalar
Çin sosyal medyasında dolaşan son paylaşımlar da Ramazan kutlamalarına yönelik kısıtlamaların bu yıl devam ettiğini göstermektedir. İnternette paylaşılan görüntü ve videolar, Ramazan gündüz saatlerinde çeşitli kamu binalarında veya devlet merkezlerinde toplanan Uygur gruplarını göstermektedir. Sosyal medyada yer alan görüntülerde Uygur Müslümanlarının halka açık bir şekilde gündüz vakti zorla yemek yedikleri görülmektedir. Bu tür sahneler, Mübarek Ramazan ayında Uygur Müslümanlarının dini inançlarını gereği olarak yerine getirdikleri oruç ibadetine keskin bir tezat oluşturmaktadır. Bu paylaşımlar genellikle topluluk etkinlikleri olarak sunulsa da yetkililerin Uygurların Ramazan’ı özgürce kutlamasını ve dini geleneklerini uygulamasını engellemeye devam ettiği yönündeki uzun süredir devam eden endişeleri pekiştirmektedir.
Çin’in Yurtdışındaki Ramazan Diplomasisi ile Yurt İçindeki Dini Kısıtlamalar
Ülkedeki dini yaşamı ağır şekilde kısıtlarken ve Uygur Müslümanların Ramazan’ı özgürce kutlamasını engellerken, Çin aynı zamanda kamu diplomasi ve sözde hayır girişimleriyle Müslüman dünyasında olumlu bir imaj oluşturmayı hedeflemektedir. Örneğin, bu yılki Ramazan’da Mısır’daki Çinli şirketler, Mısır genelinde ihtiyaç sahibi ailelere gıda dağıtımı için yerel bir organizasyonla birlikte bir hayır kampanyası düzenledi. Çinli yetkililer, bu girişimleri sıklıkla Müslüman topluluklarla dostluk ve dayanışma jestleri olarak sunmaktadır. Ancak bu propaganda kampanyaları, Çin’in Uygur Müslümanlarına yönelik baskısının gerçeğini Müslüman izleyicileri yanıltmak ve özellikle Müslümanlardan Doğu Türkistan’daki politikalarına yönelik uluslararası eleştirileri savuşturmak için bir çaba niteliğindedir. Dışarda Müslümanların dini değerlerine destek veriyor gözüken Pekin hükümeti Uygurların dini uygulamalarına sıkı denetimler uygulamaya devam etmektedir.
Müslüman Dünyası İçin Bir Soru!
Ramazan, manevi özgürlük ve bağlılığı simgelemek için tasarlanmış, ancak Uygur Müslümanlar için dini yaşamlarına getirilen ağır kısıtlamaları vurgulamaya devam etmektedir. Pekin’in yurtdışındaki Müslüman topluluklara saygı imajı yansıtma çabalarına rağmen, Doğu Türkistan’daki devam eden baskı tamamen farklı bir gerçeği ortaya koymaktadır. Uluslararası toplum, özellikle Müslüman dünyası, Çin’in propaganda kampanyaları ile milyonlarca Uygur’a temel dini özgürlüklerin sürekli reddedilmesi arasındaki çelişkiyi nasıl göz ardı etmektedir?
Telif Hakkı Uygur Araştırmaları Merkezi - Tüm Hakları Saklıdır