• Washington DC
Bizi Takip Edin:

Zalime Kalbinde Meydan Okuma: Urumçi Katliamının 13. Yıldönümü

5 Temmuz 2009 günü, çoğunluğu üniversite öğrencisi olan binlerce Uygur genci, Guangdong Eyaleti’nin Shaoguan şehrindeki bir oyuncak fabrikasında masum Uygur işçilerin Çinli işçiler tarafından acımasızca öldürülmesini protesto etmek amacıyla Urumçi sokaklarında yürüyüşe geçti.

UAM Basın Açıklaması

05 Temmuz, 2022

Contact@uyghurstudy.org

Bugün, 5 Temmuz, işgalci Çin rejiminin Doğu Türkistan’daki politikalarındaki değişimi ortaya çıkaran ve Uygur Müslümanları için bir uyanış vesilesi olan önemli bir olayın, Urumçi Katliamı’nın 13. yıldönümü.

5 Temmuz 2009 günü, çoğunluğu üniversite öğrencisi olan binlerce Uygur genci, Guangdong Eyaleti’nin Shaoguan şehrindeki bir oyuncak fabrikasında masum Uygur işçilerin Çinli işçiler tarafından acımasızca öldürülmesini protesto etmek amacıyla Urumçi sokaklarında yürüyüşe geçti.

Barışçıl bir protesto yürüyüşü gerçekleştiren Uygur gençler, Shaoguan kentindeki olayın soruşturulmasını ve Uygur halkı için özgürlük ve demokrasi talep etti. Ancak Çin komünist rejimi şiddetle karşılık vererek barışçıl protestoyu kanlı bir katliama dönüştürdü. Çin polis güçleri, ordunun da desteğiyle, sadece barışçıl bir yürüyüşe çıkmış olan protestocuların üzerine acımasızca saldırdı. Dönemin Bölgesel Komünist Parti Genel Sekreteri Wang Lequan, devlet televizyonuna çıkarak protestocuları “gasp, dayak, kundaklama ve öldürme” ile suçladı.

Urumçi’deki Çinli yetkililer 5 Temmuz’daki protesto sırasında ve sonrasında binlerce Uygur Müslümanı tutukladı. Bunların büyük bir çoğunluğu ortadan kayboldu. Yüzlerce Uygur anne baba çocuklarını bir daha göremedi. Patigul Ghulam, çocukları Çin polisi tarafından zorla kaybedilen çok sayıda Uygur anneden biri.

Çin rejimi yabancı gazetecilerin protestoyu haberleştirmesine kısıtlama getirdi ve protesto çağrısı yapan ve haberleştiren Uygur web sitelerinin kurucularını tutukladı. Ayrıca, bölgeden bilgi akışını engellemek amacıyla Çinli yetkililer 10 ay boyunca bölgede interneti yasaklayarak bölgeyi etkin bir şekilde izole etti ve dış dünya ile iletişimini engelledi.

Urumçi Katliamı’nın ardından Çin rejimi, Doğu Türkistan’daki asimilasyon ve katliam politikalarını hızlandırdı ve dramatik bir şekilde genişletti ve 2014’ten itibaren ortaya çıkmaya başlayan soykırımın hazırlıklarına başladı.

En önemlisi, Urumçi Katliamı Uygur halkını uyandırmış, Çin rejiminin “birlikte yaşama” yalanlarını açığa çıkarmış ve Uygur Müslümanlarının Çin komünist rejimi yönetimi altında asla barış içinde yaşayamayacağını kanıtlamıştır.

“2009 yılında Urumçi’de gerçekleşen 5 Temmuz katliamı, Çin rejiminin Uygur Müslümanlarına yönelik politikalarını baskı ve ayrımcılıktan onları katletmeye, İslam’a karşı topyekûn bir savaşa ve aktif soykırıma dönüştürdüğü andır” diyen Uygur Araştırmaları Merkezi Direktörü Abdulhakim İdris,

“Bugün, Urumçi Katliamı sırasında kaybedilen masum hayatları ve yaşanan trajedileri hatırlarken, uluslararası toplumu, özellikle de Müslüman çoğunluğa sahip ülkeleri ve İslami kurumları, Çin komünist rejimine Uygur, Kazak, Kırgız ve diğer Doğu Türkistanlı Müslümanlara karşı işlediği 21. Yüzyılın soykırımına son vermesi için ses çıkarmaya, özgür dünyanın özgürlüğün ne olduğunu bilen vicdan sahiplerini, hükümetlerini hegemonik Çin rejimine karşı durmaya çağırıyoruz.

Son olarak, dünyanın dört bir yanındaki Müslüman dostlarımızı Uygur kardeşlerini dualarında yadetmeye ve soykırıma son verilmesi için farkındalık oluşturmak ve mücadele etmek için ellerinden gelen her şeyi yapmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yazı gezinmesi

Telif Hakkı Uygur Araştırmaları Merkezi - Tüm Hakları Saklıdır

This website uses cookies. By continuing to use this site, you accept our use of cookies.